23 Şubat 2010 Salı

kızgınlıklarımın arasındaaaa boğuluyorum

öle kızgınım ki herkese herşeye....beklediklerimi alamayınca bi çocuk kadar hırçın oluyorum...ne haddimeyse hayattan bir sürü şey beklemek...şükretmek gibi bir latife konulmamış dilime benim...ufacık şeyler güçlü olmamı sağlarken şimdi yorgun bi savaşcı gibiyim...dizlerim tutmuyor bir adım bile atmaya...
beklediğim hiçbişey benim diyemiyorum...bi kör kuyu zmana bırakılmıs bi merdiven her basamakta ayağım kayıyor dibe vuruyorum işte...şimdi de diplerdeyim...
masamdaki kalemliğimde unuttum ufak kurumuş çiceğimi...bir daha aynı çiceğe kavusmanın mumkunatı yok aynı anı tekrar yasatmayada...bugun bı kez anladım herkesın ayrı bır derdı var bazıları kalıp savasmakta benımle,bazıları kendı kabugunda yasamakta...
HALA HÇBİRŞEYİN SONU GELMEDİ BELKİDE YENİ BAŞLAMAKTA....

1 yorum:

beyazın istilası dedi ki...

ufak kurumuş çiçek bana bi'şey hatırlattı peri tozu... bir tutam saç...
saçıma sakız yapışmıştı.. o tutamı kesmek zorunda kalmıştık... ben "ex" çöppe attı sandım ama bir şekilde temizlemiş ve o saç tutamını cüzdanında saklamış 2 sene...
bittiği gün eve geldiğimde yastığımın üstünde bulmuştum..
hala durur çekmecemde kıyamam atmaya...

dibe vurmalar olmasa nasıl bilebiliriz ki tavan yapmaların tadını:)))