27 Mart 2010 Cumartesi

ne yaptım:)))


*****bgle bir arkadaşın evine gittim,sanırım hayal ettiğim bir odayla karşı karşıya kaldım...
otururken öle bi hayaller alemine daldım...nese hadi kalkalım derken bir parfüm şisesini aldım kokladım...abartısız 10 dk içinde bir sürü anı sıralandı gözümde pinokyonun kokusuydu arkadasa rica ettim ve şiseyi aldım...kadim dostum bg napcan deyip dursada asansörde gerçekle yüzleşti:)
offfff ki ne offff...tamam ufak tefek her insan gibi saplantılarım var...hayatıma giren şöle ufakta olsa ben burdayım diyen daha doğrusu kalbimi çarptıran insanları hatırlarım unutamam napayım işte:))

bugünde birşeyler çağrıştırıyor bulmak için debeleniyorum

hep seni hatırladım,
ne zaman doğum günün gelse,
ne zaman rüzgar bir yerlerden kokunu getirse
bugünde birşeyler çağrıştırıyor bulmak için
yine debeleniyorum
sabahın köründen beri
uyandığımda altıydı
saatte baktım
kalktım bir bardak su balkondan sana doğru baktım
yorganı tepeme çekip yine aynı şeyi yaptım...
bugünde birşeyler çağrıştırıyor bulmak için debeleniyorum...
yaşanmış günlerime ait eskilere ait bir giz var bugünde
ama bulamıyorum...

25 Mart 2010 Perşembe

oluyormuş....

şimdilerde tuhaf bi anlayışa gebe ruhumun herbir köşesi...izlediğim dizisinin etkisinden midir nedir???kalp ağrısı ilk başlarda sıkıcı gelen bir dizi...
hiç ummadık anda aşk çıkagelebiliyormuş...eğer ruhuna aşkın ateşi düşmüşse söndüremiyorsun...
dizinin her sahtesinde empati kurmaya çalıştım...hani çok kızıyordum ya nasıl yaparlar bunu nasıl olur ya diyordum da bal gibide oluyormuş...yüreğin başkasına aitken sen başkasına teslim olabiliyormuşsun...etik olma gibi durum yok aşkta...çaldı mı kapını yasak kural tanımıyormuş...

23 Mart 2010 Salı

fark ettimde,
siyahın daha koyusu
beyazın daha açığı yok
dünyamda...

21 Mart 2010 Pazar

yana yakıla bir boşluk içimde büyüyen...

yana yakıla hala bir boşluk büyütüyorum içimde...
eskisi kadar yanmasada canım kendimi tutsak etmesemde gözyaşlarına
şevkatte ihtiyacım var bu aralar kedi gibi bir omza sinip anlatmam lazım
her ne varsa geçiceğini söyleyip avutulma isteği midir yoksa bu ??
ben farkında olmadan bitirmişim aslında sadece anların özlemini taşıyorum
bir de kahrolası şu sevilme isteği...
geri kalan yalan dolan yani başka biri varmış hayatında,yanımda olmalıymış
gibi düşünceler değil canımı acıtan...
soğuk bi oda yere kurulmuş bi sofra iki çatal iki bardak diz dize yenilen bi yemek...
ufacık koltuga sığmaya çalışıp saatlerce televizyon izlemek...
herkes üşürken soğuğa aldırmadan vapurda dışarda çay içmek...
yağmur altında koşarak pansiyona yetişmek...
gecenin bir yarısı parka indirilip salıncakta sallanmak..
köşe başında her buluşma sonu yenilen kokoreç...
pamuk şekerlerim...
benim özlediklerim canımı acıtanlar bunlar...
birde yere göğe sığdıramayacağım nefretim...
bilmiyorum yüksek sancılı bi nöbetteyim yine....
artçı şoklar yaşıyorum saçmalıyorum...